Danıştay, İdari Dava Daireleri Genel Kurulu,

Üniversitede İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde öğrenci olan davacı, kendisine Üniversite yönetimi ve öğretim üyelerinin ısrarla yaptığı uyarıları gözardı ederek Yükseköğretim Kurumu'na türbanla girmekte ısrar etmiştir. Bu durum üzerine, öğrencisi olduğu Fakülte tarafında aleyhinde Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin hükümleri uyarınca disiplin soruşturması açılmış ve davacı öğrencinin bu Yönetmeliğin 7.maddesi'nin a ve e bendlerinde zikredilen disiplin suçlarını işlediği tesbit edildiğinden Fakülte Yönetim Kurulu tarafından kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Davacı öğrenci, Danıştay'ın 8.Dairesine başvurarak Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 33.maddesinin 1.fıkrasıyla aleyhinde verilmiş olan kınama cezasının iptalini talep etmiştir. Danıştay Sekizinci Dairesi, dava konusu yönetmelik hükmü ile birlikte davacıya verilen kınama cezasını13.11.1992 günlü E:1992/609. K:1992/2809 sayılı kararıyla iptal etmiştir. Davalı Üniversite Rektörlüğü, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'na başvurarak bu kararın temyiz edilerek bozulmasına karar vermiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri, Danıştay Sekizinci Dairesinin Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yöentmeliği'nin 33.maddesinin 1.fıkrasının iptalina ilişkin kısmını özel dairenin grekçelerine katılarak hukuka uygun bulmuş ve onamıştır. Yükseköğretim Kurumu'na türbanla gelmekte ısrar eden öğrenciye verilmiş olan disiplin cezasının Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından iptal edilmesi karşısında Genel Kurul, 1982 Anayasasının 2.maddesine gönderme yaparak laiklik ilkesini vurgulamış, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 4. ve 5. maddelerinde ise yükseköğretimin amaçlarından ve ilkelerinden birinin Atatürk İlke ve İnkilapları doğrultusunda Atatürk milliyetçiliğine bağlı bireyler yetiştirilmesi olduğunun belirtmiş; bu bağlamda yükseköğretim kurumlarında öğrencilerin kılık ve kıyafetlerinin Anayasanın 174.maddesiyle güvence altına alınmış devrim yasalarına, Anayasanın ilke ve kurallarına, Cumhuriyetin özgün nitelikleriyle yukarda bahsi geçen Yükseköğretim Kanununun 4.ve 5.maddelerine uygubn olması gerektiğini ifade etmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna göre 2547 sayılı Kanunun 4.ve 5.maddeleri bir yükseköğretim kurumunda öğrenim gören öğrencilerden beklenenlerin çerçevesini çizmiştir:' Buna göre, öncelikle ve özellikle, yükseköğretim öğrencisi, Atatürk inkılapları ve ilkelerini benimsemiş ve bu ilkeler doğrultusunda davranan kişi olmalıdır. Dolayısıyla, Atatürk İnkılap ve ilkeleri dışında davranışlarda bulunan öğrencinin, yükseköğretim öğrencisi olma sıfatının gereklerini tam olarak yerine getirdiğinden söz etmenin imkanı bulunmamaktadır. Başka deyişle, çağdaş kıyafet ve görünüme ters düşen dinsel nitelikli kılık kıyafet giyen, başörtüsü veya türban takan öğrencinin, Atatürk inkılap ve ilkelerine aykırı davrandığı böylelikle yükseköğretim öğrencisi olma sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarstığı açık bulunmaktadır'. Tüm bu gerekçeler ışığında Genel Kurul, öğrencinin tavır ve davranışlarının Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 7.maddesinin a ve e bendlerini ihlal ettiği sonucuna vararak Danıştay Sekizinci Dairesinin ilgili kararının 'kınama'cezasının iptaline ilişkin olan kısmını bozmuştur.


Etiketler: ferhat,